Amerika’da yaşayan ve çocukları için klasik aşılar yerine homeopatik aşılama ve hastalık tedavisi yöntemlerini kullanmayı tercih eden bir annenin deneyimleri…

Bu hafta evimizde Calendula (aynısafa) haftası. Küçük oğlum sürekli düştüğü için ve ne hikmetse hep yüzü yaralandığı için, hem çabuk iyileşme sağlamak hem de yara izi kalmasını önlemek için homeopatik Calendula kremimizi kullanıyoruz. Geçtiğimiz haftalarda daha çok Arnica’ya yüklenmiştik. Morluk yaratma potansiyeli olan darbelerde hem acıyı alıyor, hem de morarmayı tamamen –üzerine basarak söylüyorum, tamamen—engelliyor Arnica.

ısaacHomeopatiden sadece hastalık sonrası değil, hastalık öncesinde de yararlanıyoruz biz. Homeoprophylaxis (homeo-pro-flaksis), homeopatik nosodları kullanarak alternatif bir tür aşılama yöntemi. Yıllar önce Avustralyalı homeopat Isaac Golden’ın homeoproflaksis yönteminden bahseden bir internet sayfasına denk geldiğimde fazla incelemeden bakıp geçmiştim. Sonra nasıl olduysa tekrar karşıma çıktı (kader işte) ve birkaç homeopatla görüşme yaptıktan sonra Kate Birch’ün sisteminde karar kıldım. Aslında Amerika’da homeopatik aşı üreten birkaç homeopatik eczane var. Celletech ve Apex bunlardan ikisi. Çeşitli hastalıklara karşı bu eczanelerden tek tek hastalık bazında ya da toplu olarak nosodlar edinilebiliyor. Kate Birch’ün sisteminde ise, ki kendisi Isaac Golden’ın sistemini neredeyse birebir uyguluyor, nosodları paket olarak ediniyor, belli bir sırayla uyguluyor, ve uygulama sonrası gözlemlediğiniz semptomlar dahil her şeyi kaydediyorsunuz. Bu sayede aynı zamanda homeoproflaksis’in etkinliğine dair yürütülen bir araştırmaya da katkıda bulunmuş oluyorsunuz.

Bu sistemin içerdiği nosodlar, boğmaca, kızamık, hemofilus influzenza (HIB), kızamık, meningokoksik menenjit, tetanoz, pnömokok hastalığı, çocuk felci, ve kabakulak. Ancak homeopatik eczanelerden ebola’ya karşı bile nosod edinebiliyorsunuz. Uygulaması oldukça kolay: ağızda eritilen bu minik şekerciklerin iki farklı dozu var. Her nosod alımında vücudun tamamen sağlıklı olması gerekiyor. Kate Birch’ün sisteminde, belli bir hastalığa ait nosodun birinci dozunu aldıktan sonra iki hafta ila bir ay arası bekleyip, aynı dozu 12 saat aralarla üç kere daha alıyorsunuz. Nosodu almadan yarım saat önce ve sonra bir şey yiyip içmemek gerekiyor. Bu şekilde birinci doz tamamlanıyor, sıradaki hastalığa geçiliyor. Bir turu tamamladıktan sonra ise daha kuvvetli bir doza geçilerek en baştan başlanıyor.

Washington DC’deki çocuk doktorumuza da danışarak karar verdiğim homeoproflaksis sistemiyle ilgili araştırmamda beni en çok etkileyen, Küba’da 2007’de görülen bir leptospirosis salgınında sağladığı ciddi koruma (vakalarda %91 ila 65 arası azalma) ve 1974’te Brezilya’daki bir meningokoksik menenjit salgınında aynı şekilde homeoproflaktik olarak korunan 18 bin 640 çocuktan sadece dördünde hastalık görülürken, korumasız olan 6 bin 340 çocuktan ise 32’sinde vaka görülmüş olmasına dair edindiğim bilgiler oldu.

Geçtiğimiz kış, homeoproflaktik korumaya ek olarak Boiron’un homeopati kitini de evde bulundurmaya karar verdim. Ünlü homeopat Dana Ullman’ın bebek ve çocuk hastalıklarında homeopati kullanımını anlattığı kitabına başvurarak kendimce semptomatik tedavi uygulamaya çalışıyorum deneysel olarak—ilaçlar şeker formatında olduğu için çocuklara kabul ettirmesi kolay oluyor. Ne yazık ki homeopatide semptomlarla ilacın birebir uyması gerektiği için ve henüz homeopatik bir doktora ailemizi götürmüş olmadığım için kendi kafamdan yazdığım reçetelerin ne kadar etkili olduğu konusunda kesin bir bilgi aktaramayacağım. Ama homeopatiyi araştırmaya, homeopatiyle uğraşmaya devam edeceğim kesin—ne de olsa homeopatinin yan etkisi yok. Mesela üçüncü doğumumda arnica montana kullanmak istediğimden eminim!

nozod

iğne