CDC’nin çöküşü: Suçüstü 1; aşılardaki cıva ve otizm bağıntısını ortaya koyan veriler nasıl saklandı?

 

CDC'den Dr. Coleen Boyle, 2012 kasım ayında kongreye verdiği yeminli ifadede, eldeki kanıtların aşılardaki cıvayla otizm arasında hiçbir bağıntı olmadığını gösterdiğini ifade ediyor.

CDC’den Dr. Coleen Boyle, 2012 kasım ayında kongreye verdiği yeminli ifadede, eldeki kanıtların aşılardaki cıvayla otizm arasında hiçbir bağıntı olmadığını gösterdiğini ifade ediyor.

 

Kısa süre önce yapılan, ancak dinazor anaakım medyada hiç yer bulmayan bir basın açıklamasıyla, Dr. Brian Hooker’ın ‘Bilgiye Erişim Özgürlüğü yasası’ kapsamında CDC’den talep ettiği belgelerin sonunda teslim edilmesiyle birlikte, CDC’nin aşılarda kullanılan thimerosal adlı cıva türevinin otizm, ‘organik olmayan uyku bozuklukları’ ve konuşma bozuklukları ile bağıntısını ortaya koyan verilere sahip olduğu duyurulmuştu.

Yaklaşık 10 yıl boyunca Bilgiye Erişim Yasası yoluyla CDC’ye 100’den fazla başvuru yaptığı halde yanıt alamayan Dr. Hooker, sonunda Amerikan kongresinden iki senatörün de yardımıyla CDC’ye yaptığı yazılı başvurudan sonuç alıyor.

Bu gelişmelerden dünya kamuoyu neden haberdar değil derseniz, Amerikan basınında bu bilgilere tam karartma uygulanmakta da ondan.

Yıllar yılı ortada aşılardaki thimerosal’ın otizmle bağıntısını gösteren çalışma olmadığını söyleyip duran CDC için takdir edersiniz ki oldukça itibar sarsıcı bu bilgi. Aşağıdaki videodan, Amerikan kongresince 2012’de düzenlenmiş son Otizm Duruşması’nda CDC’nin, hayır, Thimerosal’la otizm bağıntısını gösteren çalışma yoktur şeklindeki yeminli ifadesini izleyebilirsiniz. Thimerosal adlı cıva türevi bugün halen gebelere ve 6. aydan itibaren bebek ve çocuklara vurulan grip aşılarında kullanılmaya devam ediyor.

Amerikan kongresince düzenlenen Otizm Duruşması’ndan diğer önemli anları buradan izleyebilirsiniz. 2012’de bu konuyla ilgili C-SPAN adlı TV grubu dışında haber yapan başka basın kuruluşu yok.

Reklam gelirlerinin büyük bölümünü ilaç firmalarından sağlayan anaakım medyanın aşılar ve otizm konusundaki resmi duruşu elbette devletle koordineli olarak hep “aralarında ilişki olmadığı kanıtlanmıştır” şeklindedir ve tabii Dr. Andrew Wakefield medyanın en sevdiği günah keçisidir; sözümona çalışmasına fesat karıştırırken yakalanmış ve “gözden düşmüş doktor”dur kendisi. Bu kaynaklardan Dr. Andrew Wakefield’ın çalışmasındaki bulguların en az 28 başka çalışmada daha replike edilmiş olduğunu ya da bu hekime şu ana kadar açılmış ve suçunu ispat eden herhangi bir mahkeme filan olmadığını duyuyor muyuz? Elbette hayır. Kendisinin açtığı karşı davanın duruşmalarına ise henüz geçilmiş değil ve ayrıca Dr. Wakefield’ın yazarlarından biri olduğu bu çalışmada kendisinin altında çalıştığı kıdemli doktor ve çalışmanın baş yazarının İngiltere’de açtığı davada, kendisine yöneltilen tüm suçlamaların düşürülmüş olduğunu da bu endüstri yandaşı medyadan duyamıyoruz nedense.

Oysa, CDC’nin siparişiyle sözümona aşılarla otizm arasında bağıntı olmadığını kanıtlayan çalışmaları yürütmüş kişi, CDC’den kendisine sağlanan fonlardan milyonlarca doları zimmetine geçirmiş ve bugün hala kırmızı bültenle aranan bir suçlu ve hala adalet önüne çıkarılabilmiş değil. Gelin görün ki anaakım medyadan bu konuda hemen hiçbir şey duymuyoruz. (Bkz. CDC Aşı-Otizm Bağıntısı Skandalı: Yanlış adamı astılar)

Otizm-aşı tartışmasını anlayabilmek için ilaç endüstrisinin maaşa bağladığı medyadan gözümüzü kulağımızı biraz ayırıp, örneğin Emmy Ödüllü gazeteci Ben Swann‘ın hazırladığı şu dosyaya bakmamız lazım:

Ayrıca The Canary Party tarafından hazırlanan ve Rob Schneider’ın seslendirdiği aşağıdaki mükemmel video yine konuyu daha geniş bir perspektife oturtabilmemize yardımcı olacaktır.

Brian Hooker, A Shot of Truth adlı ebeveyn insiyatifli kuruluşun bilim danışmanlığını yürütüyor, biyokimya dalında doktorası var ve aynı zamanda otizmli bir evlat sahibi. Sloganı ‘Saving lives. Protecting people.’ gereğince insan hayatı kurtarıp halkı korumayı görev edinmiş, ancak nedense 10 yıl boyunca verileri saklamak için kapıları sıkı sıkı kapatıp ayak direme gereği duymuş CDC’den sonunda araya kongreyi sokarak alabildiği veriler tarihi önem taşıyor. Hooker’a göre, o dönem CDC’de epidemiyolog olarak görev yapan tıp hekimi Thomas Verstaeten’in 1991 – 1997 yılları arasında doğmuş 400.000’inin üzerindeki bebeğe ait veriler üzerinde yaptığı analiz, “2000 yılında CDC yetkililerinin, Thimerosal maruziyetinin otizm, organik olmayan uyku bozuklukları ve konuşma bozukluğu riskini son derece arttırdığı yönünde dahili olarak bilgilendirildiklerini tartışmaya yer bırakmayacak şekilde kanıtlıyor.” Bu durumda CDC’nin asıl kurtarmaya baktığının kendi paçası, korumaya çalıştığının ise yine kendi çalışanlarının canı olduğu gün gibi aşikar, zira takvime yüklenen aşıları topluma ‘etkili ve güvenlidir’ diyerek gerekirse zorla dayatan kurum bizzat CDC.

Verstraeten çalışması daha sonra ilk defa 2005’te kamuoyuyla paylaşıldığında ise, bebeklikte Thimerosal maruziyetinin otizm riskini tam 7.6 kat arttırdığına dair ortada hiçbir kanıt kalmayacak şekilde üzerinde oynanmış olduğunu görüyoruz. Bu noktada gerçeği ortaya çıkarabilecek tek kişi, Dr. Verstraeten, sessizliği tercih ediyor ve 2005 yılında çalışması yayımlanmadan çok önce bavulu toplayıp Belçika’ya, aşı üreticisi GlaxoSmithKline (GSK) için çalışmaya gidiyor. Çocuklarının cıvadan zarar gördüğünü kanıtlamak için çırpınan anne-babaların tüm uğraşları ve Dr. Verstaeten’e çağrıları sonuçsuz kalıyor. O dönem kongre soruşturmalarını yürüten senatör Dr. Dave Weldon’ın, CDC’nin başı Julie Gerberding’e bu düzmece çalışmayla ilgili yazdığı ve ağır eleştirilerde bulunduğu mektubu buradan okuyabilirsiniz.

Aradan 14 sene geçtikten, milyonlarca çocuk zarar gördükten sonra bugün o aranan kanıta sahibiz. Yeni ele geçirilen 1999 tarihli, “Hayatın ilk ayında Thimerosal’lü aşıya yüksek maruziyet sonrasında artan gelişimsel, nörolojik bozukluk riski.” başlıklı bu çalışmanın, Epidemik İstihbarat Servisi (Epidemic Intelligence Service-EIS) kongresinde sunumu yapılmadan önce mutlaka CDC’deki üst düzey yetkililerin onayından geçmiş olması gerekiyor. Ağırlığının %50’si cıva olan Thimerosal, 2000’lerden önce çoğu çocuk aşısında ve gebelere vurulan RhoGAM® iğnesinde mevcuttu.

Kendi ‘Aşı Güvenliği Verihattı’ (Vaccine Safety Datalink-VSD) veritabanı son derece yüksek bir risk oranı gösterse de CDC halen daha “Thimerosal’lı aşıların çocuklarda görülen otizmle ilişkisi yoktur” demeye devam ediyor. Devlet arşivlerinde bu inkarları defalarca kayda geçmiş durumda, örneğin 1 Mayıs 2003’teki şu Kongre kaydına bakalım. CDC’nin thimerosal’un risklerini kabul ve ikrara hiçbir zaman yanaşmayacağının ilk belirtileri ta 2001’de, CDC/NIH-Ulusal Sağlık Enstitüleri sponsorluğunda gerçekleştirilen IOM-Tıp Enstitüsü, Bağışıklama Programı Güvenlik Değerlendirmesi toplantısının başkanlığını üstlenen Dr. Marie McCormick‘in dışarı sızdırılan şu açıklamasıyla açıkça görülebiliyor: “…otizmi hiçbir şekilde gerçek bir yan etki olarak kabul etmeyeceğiz…” [“…we are not ever going to come down that it [autism] is a true side effect….] [sf 97] Önemli bir başka nokta da, yılda 4 milyar dolar tutarında aşı satın alımı yapan CDC’nin eski şefi Julie Gerberding, şimdi Merck aşı/ilaç şirketinin aşı departmanı müdürü.

Dr. Hooker’ın tüm dileği şu: “CDC’nin görevi suistimalini gösteren bu ve diğer kanıtların ivedilikle kongre ve kamuyona ulaştırılmasını sağlamalıyız. Kaybedecek zamanımız yok. Çocukların geleceği tehlikede.” Amerika’daki otizm camiasında aktivistler arasında bir bölünme yaşanıyor aslında ve bir kısım ebeveyn aşı malülü çocukları için devletin tazminat ödenmeye zorlanmasının, konunun kongreye taşınmasından daha öncelikli olduğuna inanıyor. Ancak, kendisi de otizmli evlat sahibi Dr. Hooker, önleyici tedbirler alınmasının, “en kıymetli hazinemiz – çocuklarımızın zihinlerinin korunması”nın her şeyden önce geldiği düşüncesinde. “Seçtiğimiz idari yetkililerin, doktorlar ve danışanlarını aşı riskleri konusunda karanlıkta bırakan devlet yolsuzluklarından haberdar edilmeleri lazım”, diyor.

brian hookerDr. Brian Hooker, biyomühendislik alanında 15 yıllık deneyime sahip bir bilimadamı ve biyoloji ve kimya uzmanı olarak Simpson Üniversitesi’nde yardımcı doçentlik görevini sürdürüyor. Mühendislik ve bilim alanında uluslararası tanınırlığı olan hakemli dergilerde yayımlanmış 50’nin üzerinde makalesi var. Normal gelişim gösterirken, olduğu thimerosal’lu aşılardan sonra gerileyerek otizm teşhisi alan 16 yaşında bir oğlu var.

Dr. Brian’ın konuyla ilgili araştırmaları Focus Autism Vakfı tarafından maddi olarak destekleniyor.

Focus Autism Vakfı, başta aşılar olmak üzere otizm epidemisinin ve kronik hastalıklardaki artışın ardında yatan neden veya nedenlerin ardındaki gerçekleri halka ifşa etmeye kendini adamış bir kuruluş. Daha fazla bilgi için, focusautisminc.org adresini ziyaret edebilirsiniz.

A Shot of Truth, sponsorluğunu Focus Autism Vakfı’nın yaptığı, kar amacı gütmeyen bir 501(c)(3) tipi organizasyon ve eğitim amaçlı websitesidir.

Basın açıklamasının orijinalini buradan görebilirsiniz.

Author: 4myLilliput

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir