Ve Amerika’da CDC yeni bir kararla takvime eklediği 3 yeni aşıyla 17 yaşına gelinceye kadar bebek ve çocukların olması gereken aşı dozu sayısını, akıl alır gibi değil ama tam 74’e çıkarmış durumda!
Bununla da kalmıyor bu halk sağlığı kurumu ve cinsel yolla bulaşan bir hastalık olan HPV (insan papilloma virüsü) aşısını olma yaşını da 9’a çekiyor?!
1950’den bu yana ABD’de olunması önerilen aşı dozu 3’ten 74’e çıkmış durumda, yani 24 katın da üstünde bir artış sözkonusu.
1983’te 6 yaşın altında çocukların olması gereken aşı çeşidi 10, bu aşıların vurulma dozu sayısı 24’tü; ki bu da 7 enjeksiyon halinde uygulanıyordu, 4 de ağızdan damla şeklidnen alınan polio aşısı vardı.
2010’a gelindiğinde doz sayısı 68‘e yükseliyor ve bunların yarısından fazlası da çocuk daha 18 aylık bile olmadan veriliyor.
1 Şubat 2016 itibariyle ise 17 yaşa gelinceye kadar çocukların olması gereken aşı dozu sayısı, 53’ü enjeksiyon şeklinde verilenler 3’ü de ağızdan rotavirüs dozu
olmak üzere toplam 74‘e yükselmiş durumda.
The Healthy Home Economist bu konuda şöyle diyor:
“Aşı takvimindeki bu ani yükseliş, bugün doğan bir bebeğin 6. aya kadar aldığı aşıdozu sayısının, 1980’lerde bir çocuğun 6 yaşına kadar olmasına izin verilen maksimum aşı dozu sayısının 2.5 katından fazla olması demek. Bugünün bebeği 12 yaşına geldiğinde, 30 yıl önce doğan bebekten 7 kattan da fazla aşı almış olacak demektir bu.”
“Gayet öngörülebilir şekilde bugünün çocuklarının, roket gibi fırlayan aşı adedinin hızıyla birebir örtüşecek hız ve oranda otoimmün hastalıklar, davranış bozuklukları ve fiziksel özürlerden muzdarip hale geldiğini görüyoruz.”
“Bugün her iki çocuktan birinin kronik bir hastalığı var ve her geçen sene durum daha da kötüye gidiyor.”
1983’te aşı sayısındaki bu ani artışın nedeni nedir peki?
Bu çıkarılmış bir “Öldürme Yetkisi” (License to Kill) midir?
Çoğu Amerikalı 1986‘da ‘Aşı Mağduriyeti Yasası’ çıkarılmış olduğunu bilmez.
Bu yasa ile üretici firmalar aşılardan dolayı oluşacak hertür yan etki ve ölüm vakalarına karşı hukuken tam koruma altına alınmıştır.
Evet yanlış duymadınız: Amerika’da çocuğunuz aşıdan ölürse veya sakat kalırsa, aşıyı yapan firmayı kanunen sorumlu tutamıyorsunuz.
Bu da neden onca aşının takvime ardı ardına eklendiğini, daha da FDA’den onay için sırada bekleyen 271 tanesinin olduğunu açıklıyor:
“Aşı firmaları HERTÜR sakatlık ve ölümden korundukları müddetçe CDC “bağışıklama programına” durmadan yeni aşı eklemekten vazgeçmeyecek … Ne mevcut aşıların ne de yeni geleceklerin güvenli hale getirilmesi veya takvimin makul bir çerçevede tutulması için bu 1986 Aşı Mağduriyeti Yasası geçtiğinden beri hiç ama hiçbir sebep kalmamış durumda ortada.”
Risk almaya değer mi?
Çoğu ebeveyn için aşılatmanın riski aşısız olmanınkinden çok daha beter, ancak Big Pharma lobicilerinin cepleri derin ve aşı politikalarını belirleyen siyasileri satın almış durumdalar.
Aşı istemeyenlerin oluşturduğu hareketi ise medya, nüfusun geri kalanının hayatını tehlikeye atan bir avuç paronayak kaçık olarak lanse ediyor ki aslında hakikate bunun tam tersi.
Kanun yapıcılar şu an, büyük ilaç firmaları ne güvenliğinden ne de etkinliğinden mesul oldukları aşılarıyla dünyanın karını yapmaya devam edebilsin diye aşılamayı bir de kanunen zorunlu hale getirmek istiyorlar.
Tüm bunlar aşıların gerçekten de ciddi sağlık sorunlarına yol açmakta olduğu ve hastalıktan da korumakdıklarına dair eldeki çok sayıdaki kanıt katlanarak artmasına rağmen oluyor.
Amerikan Çocuklarının Sağlık Tablosunda sırasıyla ‘fazla kilo’, ‘öğrenme özürleri’, ‘astım’, ‘DEHB-dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu’, ‘besin alerjileri’, ‘havale nöbeti’ ve ‘otizm’ görülme sıklığı verilmiş.
Bu aşıların birçoğu hem çeşitli kirleticilerle kontamine olduğu gibi işe dahi yaramıyor. Ve üstelik büyük aşı üreticilerinden Merck, bir de aşılarının etkinlik verilerini tahrif ederken suç üstü yakalanmış durumda.
Aşıyı üreten firmalar Amerika Birleşik Devletleri’nde yasal koruma ile kollanmaya devam edildiği sürece, hem Amerikalılar hem de bizim gibi aşı ve sağlık politikaları için doğrudan Amerika’yı kendilerine örnek alan çok sayıdaki ülkede önerilen aşı dozu sayısı eksponantel şekilde artmaya devam edecek.
Tabii aynı şekilde, aşılardan zarar gören çocuk sayısında da artış bu durumda kaçınılmaz.
Gelecek nesiller büyük ilaç kartellerinin bitmek bilmez açgözlülüğü yüzünden onarılması mümkün olmayan şekilde zarar görmeden önce bu çılgınlığa son verilmesinin zamanı gelmedi mi?
Ed-Not: Bu yazı Jeffrey Phillips’in yazısından uyarlanmıştır.
Endüstri 2016’dan ümitli, her koldan yatırım var görüyoruz ki. Aşılar kanunen zorunlu hale getirildiği andan itibaren aynı ABD’de olduğu gibi çocuk, ergen, yetişkin ve yaşlılık dönemi aşı takvimlerine alınmayı bekleyen eski/yeni aşılar ve bunların doz sayılarını düşünecek olursak, “ilgililer”in yaratılacak esir pazarın sağlığını değil ama bunlar üzerinden elde edilecek kar oranlarının hesaplamalarını çoktan tamamladığını ve işin bu noktadan sonra “endüstri dostu” bürokratların iki dudağı arasındaki yeni yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesine baktığını hiç şaşırmadan görüyor, takip ediyoruz.
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı zatın açıklaması şu:
“Türkiye’de fabrika kurmak kaydıyla, 7 yıl alım garantisiyle Hepatit A’nın Türkiye’de üretilmesini sağlayacağız. Muhtemelen yabancı bir firma Türkiye’deki yerli bir firmayla işbirliği yaparak bunu gerçekleştirecek”.
Bu açıklama üzerine Sn. Prof. Dr. Alişan Yıldıran hocamızın yorumu ise şöyle:
ALIM GARANTİSİ!
“İlaç ve tıbbi cihazların Türkiye’de imal edilebilmesi için yatırımcılara çeşitli kolaylıklar getiren Sağlık Bakanlığı, Hepatit A aşısında alım garantisi verdi” (1).
Adını google’a yazdığınızda pek de iyi bağlantılar çıkmayan bürokrat arkadaş işe yaramayan bir aşıyı big pharmanın ülkemizde de üretmesini ar-ge çalışması zannediyor olmalı!…
Önce biraz mâlûmât;
Hepatit A virüsü ilk defa 1973’de izole edilmişdir ve tek kaynağı insandır.
Virüsün replikasyonu kendini insan hücresine ürettirebilmesi karaciğer hücresi tarafından alınabilmesine bağlıdır.
Hemen her zaman fekal-oral yolla (bulaşmış su ile) nadiren parenteral (kan ve vücud sıvıları ile) olarak bulaşır.
Görülme sıklığı sanitasyon (içme sularının temizliği ve lağım tertibatı) ile alakalıdır.
Hastalığın sık görüldüğü fakir ülkelerde bu enfeksiyon asemptomatik yani hiç hastalık belirtisi göstermediği çocukluk çağında geçirilir ve ömür boyu bağışıklık bırakır. Yani, kronikleşme, tekrarlama, kansere dönüşme hemen hiç görülmez (2,3).
Hepatit A aşısına gelince;
Havrix, Twinrix ve Vaqta olmak üzere üç aşı piyasada bulunmakdadır, üçü de insan ceninlerinde üretilmiş virüs veya antijenleri, alüminyum, formaldehid, koruyucu antibiyotik neomisin (antibiyotik) ve bu hücrelerde bulunması kuvvetle muhtemel diğer virüsleri ihtiva ediyor, ikili olanı hepatit B’yi de ihtiva ediyor, koruyuculuğu en fazla on-onbeş yıl kadar ve yan etkileri bilhassa uzun vadede bilinmiyor (3).
Şimdi de, sayın bürokrata soralım;
1. Alım garantisi demek, bu aşıyı zorla yapacağım demek değil midir?
2. Bu aşı rutine girdiğinden beri, bu enfeksiyonun epidemiyolojisindeki değişme hangi diğer hastalıkları tetiklemişdir farkında mısınız?
3. Hemofilus B [Hib] aşısının B tipini baskıladığını ancak diğer suşları arttırdığını hiç duymuş muydunuz?
4. Dünyanın aklı başında hangi ülkesinde aşı takviminde bu aşı var?
5. CDC ve FDA’nın aşı ve ilaç konusunda tek güvenilir kaynak olduğuna iman mı ettiniz?
6. İlaç firması aşıyı, ülkemizde kurduğu fabrikada üretince know how elde edebileceğinizi misanıyorsunuz?
7. Know how’ın ne demek olduğunu biliyor musunuz?
8. Âlâ-yı vâlâ ile kurduğunuz TÜSEB bu işe nasıl dahil olacak?
9. Üyelerinin üçde birinin aşı firması temsilcisi olan aşı bilim kurulu bu anlattıklarım ve sorduklarım hakkında zât-ı âlînize bilgi verdi mi?
10. Aşı bilim kurulu eski üyesi muhterem Prof. Dr. Gazanfer Aksakoğlu’nun “Uluslararası Sermaye ve Bağışıklama Pazarı” yazısını okudunuz mu? (4).
11. Bu milleti temsil ettiğiniz bir makamda alım garantisi verme hakkını kimden aldınız?
12. Aşılardan zarar gören çocukların vebalini âhirette nasıl vermeyi düşünüyorsunuz?
13. Son olarak başka bir soru; Şişli Etfal EAH’ya artık Şişli Etfal Tıp Fakültesi diyecekmişsiniz, bu fakülteciğin temel bilimleri (anatomi, fizyoloji, histoloji vs) derslerini uzaylılar mı verecek?
Aşağıdaki bilgiler M-M-R® II marka canlı Kızamık, Kızamıkçık ve Kabakulak aşısının orijinal ürün bilgisinden alınmıştır.
Aşıyı uygulayacak hekim veya sağlık görevlisinin her aşıdan önce oturup sizinle birlikte üzerinden geçmesi gereken, aşı ürün bilgisi dediğimiz doküman şu:
Bu dokümanda genel olarak aşı yapımında kulanılan maddeler ve bunların miktarları, aşıya kontraendikasyon oluşturacak durumlar, aşının kaç kişi üzerinde ne tür deneylerde denenmiş olduğu, yan etki için kaç gün izlem yapıldığı, bu izlemin telefonda soru mu yoksa hastanede gözlem şeklinde mi yapılmış olduğu, klinik deneylerde karşılaşılan yan etkiler ve aşı genel popülasyona uygulanmaya başlandıktan sonra ortaya çıkan yan etkiler, aşının toksikolojik çalışmalarının yürütülmüş olup olmadığı, kanser yapıcı etkisinin araştırılıp araştırılmamış olduğu gibi bilgiler yer alır.
Kanunen hastanın “aydınlatılmış rıza” hakkı çerçevesinde bu açtığınızda yarı bele kadar uzanan bilgileri doktor veya hemşireden almış ve aşıyı olup olmama kararını buna göre vermiş olması gerekmektedir.
Bu belgeyi ve burada geçen bilgileri size göstermeden “bilgilendirme” yapan sağlık çalışanları görevlerini yerine getirmiyor, siz de aydınlatılmış rıza hakkınızdan mahrum bırakılıyorsunuz demektir.
Unutmayınız, hekim veya sağlık personelinin sizlere aşı ile ilgili verirken amacı sizi bilgilendirmek olmalı, ikna etmek değil.
Panikülit – Özellikle karın duvarındaki derialtı yağ dokusunun iltihabı
Panikülit
Atipik Kızamık [Sadece aşılılarda görülen Atipik Kızamıkla ilgili geniş bilgi için buraya ve buraya bakınız.
Atipik kızamık döküntüsü
Senkop – Beynin kansız kalışı nedeniyle gelişen geçici bilinç kaybı; bayılma hali; baygınlık Bağ ağrısı Baş dönmesi, sersemlik Malez – Keyifsizlik; herhangi bir hastalığın başlayacağını gösteren kırıklık hissi İritabilite – Vücudun veya organın uyartıya aşırı tepki gösterişi ile belirgin durum; uyartıya aşırı duyarlılık hali
Kardiyovasküler Sistem:
Vaskülit – Damar iltihabı; kan veya lenf damarı iltihabı
Vaskülit
Sindirim Sistemi:
Pankreatit – Pankreas iltihabı
Pankreas iltihabı
İshal Kusma Parotit – Kabakulak virüsünün sebep olduğu, kulakaltı tükürük bezi (parotis)’nin iltihaplanarak şişmesi ve ateşle belirgin, bazı vakalarda menengoensefalit [Beyin ve beyin zarlarının beraber iltihabı], erkekte orşit [Testis iltihabı], kadında ooforit [yumurtalık iltihabı] gibi komplikasyonlara yol açan iltihabi hastalık
Parotit bezi iltihabı
Mide bulantısı
Endokrin Sistem:
Tip 2 Diyabet – Şeker hastalığı
Hemik [Kan] ve Lenfatik Sistem:
Trombositopeni – Kanda trombosit sayısının-kanamaya uzanmak üzere- ileri derecede azalışı
Trombositopeni
Purpura – Kılcal damar duvarlarından kan sızmasına bağlı olarak deri ve mukozalar üzerinde, başlangıçta kırmızı, daha sonra morumsu renk alan peteşi ’1er ya da ekimoz’lar oluşmasıyla belirgin kanama bozukluğu
Purpura
Lenfadenopati – Lenf düğümlerini tutan herhangi bir hastalık; lenf düğümü veya lenf düğümlerinin -herhangi bir sebeple- şişmesi ile belirgin durumu
Lenfadenopati
Lökositoz – Kanda lökosit sayısının artışı; lökosit sayısının 1 mm3 kanda 10.000′in üstüne çıkışı
Bağışıklık Sistemi:
Anafilaksi – Önceden vücuda girişiyle duyarlılık oluşmuş bir antijen (ilaç, aşı, belli bir besin maddesi, hayvansal serum, böcek zehiri, kimyasal madde vb.)‘in, vücuda ikinci defa girişiyle gelişen, yaşamı tehdit edici aşırı duyarlılık yanıtı Anaflaktoid [anafilaksiye benzeyen] reaksiyonlar Anjiyonörotik ödem – Allerjik etkenlere bağlı olarak deri ve mukozalarda aniden gelişen, fakat bir süre sonra kendiliğinden kaybolan, sınırlan belirli ödematöz alanlar oluşmasıyla belirgin ödem; anjiyoödem; Quincke ödemi
Anjiyoödem
Periferal Ödem Yüz Ödemi
Kişide geçmiş alerji (bronşiyal astım) öyküsü olsun olmasın görülen Bronşiyal Spazm
Kas ve İskelet Sistemi:
Artrit – Eklem iltihabı
Çocuklarda görülen artrit
Artralji – Eklem ağrısı Miyalji – Kas ağrısı Parestezi – Herhangi bir vücut bölgesinde -otonom sinir sistemindeki dengesizliğe bağlı olarak- gelişen, geçici his yokluğunun eşlik ettiği uyuşma veya karıncalanma hali
Sinir Sistemi:
Ensefalit – Beyin iltihabı; beynin akut enflamasyonu. Beynin virüsler tarafından enfeksiyonu anlamına gelir. Ensefalitlerin en sık bulgusu ateş ile birlikte olan başağrısı, bulantı, kusma, konfüzyon (yer, zaman, kişi bilgisinde karıştırmalar)’dur. Hastalık ilerledikçe nörolojik kayıplar, epilepsi nöbetleri ve felçler ortaya çıkabilir. Ensefalopati – Ensefalopati, beyin dokusunda genelde dejeneratif değişikliklerin görüldüğü hastalıklar olarak bilinmektedir. Akut veya kronik karaciğer hastalıkları sonucu oluşan, motor ve mental bozuklukların görüldüğü nöro pisikiyatrik bir sendromdur. Zayıf koordinasyon, kas seğirmesi, titreme, veya nöbet gibi belirtiler görülebilir. Bazı durumlarda hasta komaya bile girebilir. Measles inclusion body encephalitis (MIBE) – Kızamık inklüzyon cisimciği ensefaliti Subakut sklerozan panensefalit (SSPE) – Kızamık virüsü enfeksiyonunun (beyin iltihabı) sebep olduğu bir merkezi sinir sistemi hastalığıdır. Kızamık veya kızamık benzeri bir virüsün sebep olduğu az rastlanan, ölümcül bir nörolojik hastalıktır. Hastalık yetişkinlerde de görülmekle beraber erkek çocuklarda kız çocuklara nazaran daha sık rastlanmaktadır.
Hastalığın sebep olduğu patolojik değişiklikler özellikle tek bir organda, beyinde gerçekleşmektedir. Hastalarda sırasıyla spastiklik, koma ve 6 ila 12 ay içinde ölümle sonuçlanan ilerlemeli beyin işlevi kaybı görülür.
Bu hastalık, nadir olarak, genelde bir milyon çocukta bir vaka olarak görülmesine karşın, son 40 yıldır bilimsel literatürde daha kapsamlı bir şekilde yer almaktadır. [Neden acaba??!!]Modern tıpta henüz kesin bir tedavisi yok. Ancak hastalığın seyri yavaşlatılabilmektedir. Guillain-Barré Sendromu (GBS) – Akut bir sendrom olup periferik sinirlerin tümü ya da bir bölümü üzerinde ciddi hasara yol açar. Hastalık, sinir liflerini kaplayan miyelin tabakasının iltihaplanması ve tahrip olmasından kaynaklanır. Ayak ve bacak kaslarından başlayarak kısa sürede karın, göğüs, kol ve yüz kaslarına yayılan, kaslarda -bazen felce uzanabilen- kuvvet azalması ve his kaybı ile belirgin polinevrit. Akut disemine ensefalomiyelit (ADEM) – Herhangi bir enfeksiyon’un komplikasyonu olarak gelişen ensefalomiyelit, yani beyin ve omuriliğin birarada iltihabı. Transvers Miyelit – Omurilikte meydana gelen enflamasyon sonucu ortaya çıkan nörolojik bozukluk. TM, hem yetişkin hem de çocukları etkileyen bir felç durumudur. Çok nadirdir ve hasta belirtileri göstermeye başladıktan 24 saat sonra hastalık son safhaya gelecek şekilde hızlı yayılır. İlk belirtisi bacaklarda ve nadiren kollarda uyuşma-karıncalanma şeklindedir. Bu hissizlik zamanla vücuda yayılır. Omurilik etkilendiği için, dokunma gibi duyularda ve bazı kaslarda işlevsizlik gözlenir. Mesane ve bağırsak kontrolü kaybedilir.
TM genellikle viral veya bakteriyel bir hastalığın sonucudur ya da bağışıklık sisteminin omuriliğe saldırması (Otoimmün) sonucu oluşur. Febril konvülsiyon/Ateşli Havale – Genellikle bebeklerde yüksek ateş esnasında görülen konvülsiyon. Şuur kaybı, katılaşma, istem dışı kasılmalara neden olur. Afebril Konvülsiyon (ateşsiz havale) veya nöbetler – Kandaki şeker veya kalsiyum düşmesi gibi biyolojik nedenleri olabileceği gibi beyinde bir zedelenme olanağı da muhtemeldir. Hiçbir neden bulunmamışsa, bu havaleler sara hastalığı olarak kabul edilir. Epilepsi nöbetleri, değişik tiplerde olabilir. Nöbetler; büyük (genel, jeneralize tonik-klonik, grand mal, kasılma-çırpınma ile karakterize) yada küçük (kısmi, parsiyel, sadece yüz, kol yada bacakta kasılma [basit parsiyel] veya anlamsız konuşma ve davranışlar ile karakterize [kompleks parsiyel]) nöbetler şeklinde ortaya çıkabilir. Ataksi – Kasların birbiriyle ilişkisiz çalışması sonucu istemli hareketlerin düzensiz seyretmesi hali; vücut hareketlerinde uyumsuzluk
Denge sağlamak için ataksili çocuk bacakları iki yana açık ve öne eğilmiş şekilde yürür. Adımları düzensizdir; hareketleri çalkantılı denizdeki bir teknede yürümeye çalışıyormuş veya sarhoşmuş izlenimi verir.
Polinevrit – Birkaç sinirin aynı anda beraber iltihabı Polinöropati – Birkaç siniri ilgilendiren herhangi bir hastalık veya bozukluk; özellikle birçok sinirin -iltihaplanma olmaksızın- dejeneratif değişiklikler göstermesi Okülomotor palsiler/sinir paralizileri – Göz sinirlerini tutan felç
Viral enfeksiyon sonrası göz siniri felç olan çocuk
Parestezi – Herhangi bir vücut bölgesinde -otonom sinir sistemindeki dengesizliğe bağlı olarak- gelişen, geçici his yokluğunun eşlik ettiği uyuşma veya karıncalanma hali Aseptik Menenjit – Amerikan Aşı Sonrası İstenmeyen Etki Bildirim Sistemi’ne KKK aşılaması sonrası aseptik menenjit bildirimleri geliyor. Daha önceki yıllarda kullanılan Urabe tipi kabakulak virüsünün aseptik menenjite yol açtığı kesin olarak tespit edilmiş olmasına rağmen, bu aşıda kullanılan Jeryl Lynn™ tipi kabakulak aşısının aseptik menenjite yol açtığına dair henüz kanıt bulunamadığından bunu yok sayıyorlar.
Stevens-Johnson Sendromu – Cilt ve mukoza zarının ilaç veya enfeksiyona karşı ciddi şekilde reaksiyon gösterdiği nadir görülen ciddi bir rahatsızlıktır. Stevens-Johnson sendromu genellikle grip benzeri belirtilerle başlar ve ardından sonuç olarak cildin üst katmanının ölerek dökülmesine neden olan cilde yayılan ağrılı kırmızı veya morumsu kızarıklıklar ve su kabarcıkları oluşur
Stevens-Johnson Sendromu
Mültiform eritem – deri ve mukozalarda aynı anda çeşitli tip (papül, vezikül, bül vb.)’te erüpsiyonla belirgin durum
Multiform Eritem
Ürtiker – Allerjik, psikojenik ya da fiziksel nedenlere bağlı olarak deride kaşıntılı, geçici kabarcıklar oluşması ile belirgin durum; kurdeşen
Yüzde çıkan ürtiker
Raş/Döküntü – Deri üzerinde oluşan pembe ya da kırmızımtrak küçük kabartılar
KKK aşısı sonrası ortaya çıkan döküntü
Kızamık Benzeri Raş/Döküntü Pruritus – kaşıntı
Duyu organları – Kulak:
Sinir harabiyetine bağlı Sağırlık Otit Medya – Kulakta ağrı ve dolgunluk hissi, işitme kaybı, akıntı ve ateşle seyreden, çoğu kez üst solunum yollarından yayılan bakteri veya virüsün sebep olduğu orta kulak iltihabı
Duyu Organları – Göz:
Retinit – Retina iltihabı Optik Nörit – Görme sinirin iltihaplanması, rahatsızlanan gözde aniden kısmi körlüğe neden olur. Virütik enfeksiyon, bir otoimmün süreci (vücudun kendi yapılarına kendisinin saldırması) ya da çok yönlü gözakı iltihaplanması sonucu meydana gelebilir. En sık neden multipl skleroz hastalığıdır. MS hastalarının %50 den fazlasında optik nörit gelişir. %20-30 hastada da optik nörit MS’in ilk bulgusu olarak görülür.
Optik nöritin bazı diğer nedenleri; enfeksiyonlar (örneğin; Sifiliz, Lyme hastalığı, zona), otoimmün bozuklukları (Örn. lupus), inflamatuvar barsak hastalığı, ilaca bağlı (örneğin kloramfenikol, Etambutol) vaskülitler ve diyabet. Papillit – Görme sinirinin retina’ya girdiği yer (optik papilla)’in ödemli iltihabı Retrobulber optik nörit – Görme siniri (nervus opticus)’nin göz küresi arkasındaki bölümünün iltihabı Konjunktivit – Göz yangısı, gözün beyazı kaplayan şeffaf zarlar ile göz kapaklarının iç çeperlerinin kızarması ve iltihaplanmasıdır. Göz yangısına genellikle bir virüs veya bakteriyel enfeksiyon sebep olur; bununla birlikte alerjiler, toksik maddeler ve diğer hastalıklar da bir rol oynayabilir.
Ürogenital Sistem:
Epididimit – Epididim iltihabı. Epididim testislerin arkasında yoğun bir şekilde dolanmış durumdaki ince mikroskobik tüplerden oluşmuş, testisin hemen arkasında testis boyunca uzanmış bir eklenti organıdır. Sperm epididim boyunca ilerlerken olgunlaşır ve kendi kendine hareket edebilme yetisi kazanır.
Epididimin enfeksiyonuna “epididimit”, testisin enfeksiyonuna “orşit” adı verilir. Bu iki organın enfeksiyonu uygun antibiyotik tedavisi ile hızla tedavi edilir, fakat kısırlık gibi potansiyel komplikasyonlarından dolayı erken tanı ve tedavisi gereken enfeksiyonlardır. Orşit – testis iltihabı
Dr. Gerberding’in Amerika Birleşik Devletleri Federal Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi – CDC’nin yönetimini üstlendiği 2002 ve 2009 yılları arası dönem, aynı zamanda Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi FDA’nın Merck’ün Gardasil adlı HPV aşısını onayladığı ve bu, takvimin en pahalı aşısının 9 yaşından itibaren hem kız hem de erkek çocuklar için Amerika’da rutin olarak önerilmeye başlandığı dönem olma özelliğini taşıyor.
Yönetimi devralır almaz CDC’nin organizasyon yapılanmasında baştan aşağı değişikliğe gittiğini öğrendiğimiz Gerberding zamanında kurumun kıdemli çalışan kadrosundan büyük kayıplar yaşanıyor, birçok bilimadamı kurumu terk ediyor. Yeni kadroların hemen hepsinin ise aşı endüstrisi ile bağlantısı olan isimlerden oluşması yine dikkat çekici.
Gerberding 20 Ocak 2009 tarihinde CDC’den istifa ediyor, devletten özel sektöre geçişte zorunlu tutulan 1 yıllık bekleme süresi dolar dolmaz da, CDC’nin önerdiği rutin aşı takviminde en çok aşının tedarikçisi olarak gördüğümüz Merck ilaç ve aşı şirketinin yıllık cirosu 5 milyar dolar olan aşı departmanının başkanlık koltuğuna oturuyor.
Şu anda ilaç endüstrisi devi Merck’ün başkan yardımcılığını yürüttüğünü öğrendiğimiz Dr. Gerberding, sahibi olduğu şirket hisselerinden 38,368’inin satışı karşılığında $2,340,064.32 kazanmış durumda. Elinde aşağı yukarı $2 milyon değerinde 31,985 hisse daha olduğunu öğreniyoruz.
Devletin halk sağlığı ve aşı güvenliğinden sorumlu resmi kurumları ile ilaç şirketleri arasında görülen bu bariz çıkar çatışması örnekleri yetmiyormuş gibi Amerika’da, Ulusal Sağlık Enstitüsü (National Institute of Health-NIH) gibi resmi kurumlar bizzat Gardasil gibi aşıların patent hakkını elinde bulunduruyor ve bu aşıların satışından maddi kazanç elde ediyorlar.
Eminiz Amerikan halkının büyük çoğunluğu devletin, bugüne kadar pekçok genç kızın ve maalesef erkek çocuğun hayatının mahvına ve hatta ölümüne sebep olmuş Gardasil’in satışından gelir elde ettiğinden haberi dahi yoktur. Hatta bu aşıyı savunan ve uygulayan Amerikalı hekimlerin dahi bu konudan haberleri olduğunu hiç sanmıyoruz.
Türkiye’de de 12 yaşından itibaren uygulanmak üzere rutin aşı takvimine alınması yönünde çalışmalar devam eden HPV aşısı hakkındaki korkunç gerçekleri umuyoruz anne-babalar şimdiden araştırmaya başlarlar.
Kendilerine başlangıç noktası olarak konuyla ilgili iki belgesel film öneriyoruz. İlki HPV aşısının Danimarka’da sakatladığı kızlardan yola çıkılarak hazırlanmış belgesel, ikincisi ise hemen geçtiğimiz aylarda İrlanda’da HPV aşısının yarattığı kalıcı nörolojik bozukluklar nedeniyle ailelerin inisiyatifiyle başlatılan kampanyadan hareketle çekilmiş belgesel.
Hem aileler, hem de bu aşının Türkiye için ne kadar gerekli olduğundan dem vuran hekimler bu videoları dikkatle izlesinler.
Aşısız yaşanamayacağına kani arkadaşlarımıza işte bilimsel bir deneyin gönüllü kobayı olma, bilime ve tıbba bizzat hizmet etme imkanı. Bunca gelişmeye imkana rağmen onsuz olmaz; gebelikte, doğumda vurulmazsa çocuğum yaşamaz diyen arkadaşlarımızı takvimdeki tüm aşılarını almış vaziyette, bugünün toy hekimlerine belletildiği şekliyle modern tıbbın BİR numaralı icadının tek tek hastalık kellesi aldığı döneme bir yolculuğa çıkarıyoruz. Deneyi kaçının daha ilk günden sonlandıracağına dair bahisleri açtık, ancak deneyi tamamlayanlardan kaçta kaçının oldukları o aşılara rağmen hastalanacağına dair bahisler için belirli bir yığılma bekliyoruz. Hastalık ve tedavilerin risk hesabında çok usta olduklarını ifade eden, yolda yürürken kafaya saksı düşmesi hesaplamalarında özellikle uzman hekimlerimiz kendilerine tahsis edilmiş özel kadrodan deneye katılabilirler. Altyazı seçeneğini açmayı unutmayınız.